Varislerle İlgili 10 Soru 10 Cevap

1. Varis ne demektir?

Bacak toplardamarları, genişleme sonucu kanı kalbe geri götürme fonksiyonlarını kısmen yitirir. Bunun sonucunda oluşan göllenmeyle, toplardamarlar kıvrımlaşarak şişer ve ciltten kabarık bir hale gelir. İşte kabarık hale gelen bu oluşuma varis denir. Bu durumun bacak iç kısımlarındaki derin venlerde olması ise derin venöz yetmezlik (iç varis) olarak bilinir. Benzer genişlemelerin makat bölgesinde olanları hemoroit (basur), testislerde olanları varikosel olarak adlandırılır.

2. Kimlerde varis görülme ihtimali daha yüksektir? Risk faktörleri nelerdir?

• Ailesinde venöz hastalık bulunanlar
• Kronik öksürüğü olanlar
• Kabızlık sorunu yaşayanlar
• Kadınlar
• Hamileler
• Kilo fazlası olanlar
• İleri yaşta olanlar
• Uzun süre ayakta kalanlar
• Yüksek topuklu / dar kıyafet kullananlar

3. Varis hastalığının tipleri nelerdir?

Derin venöz yetmezlik: Halk arasında ‘iç varis’ olarak bilinir. Bacağın en iç kısmında kemiğe yakın giden ana toplardamarlarda, kanın geriye doğru bacağa kaçması (reflü/ yetmezlik) sonucu bacakta şişme ve ağrılar görülür. İlerleyen zamanla birlikte ayak bileği çevresindeki ciltte kalınlaşma, renk koyulaşması ve yaralar görülebilir.

Yüzeyel venöz yetmezlik: Bacaklardaki yüzeyel toplardamarlarda kanın kalbe doğru değil de, geriye ayağa doğru gitmesi sonucu bu damarlarda genişleme, ciltten kabarıklaşma ve kıvrımlılaşma oluşturmasıdır.

Kılcal varisler: Cilt üzerinde ince, genellikle mor veya kırmızı tonlarda görülen toplardamar genişlemeleridir. Derin veya yüzeyel toplardamarlarda yetmezlikle birlikte olabileceği gibi, sadece cilt seviyesinde de bulunabilirler. Çok fazla ağrı yapmamakla birlikte estetik olarak rahatsız edici olabilirler.

4. Varis belirtileri nelerdir?

• Bacak damarlarında belirginleşme
• Damarların ciltten kabarıklaşmayla birlikte kıvrımlı hal almaları
• Ağrı
• Kaşıntı
• Özellikle geceleri artan yanmalar
• Kramplar
• Dolgunluk ve/veya huzursuzluk hissi farklı derecelerde hissedilebilir.

5. Varis hastalıklarında kullanılan tanı yöntemleri nelerdir?

En başta hekim tarafından yapılan detaylı bir fizik muayene gelir. Ardından günümüzde en sık kullanılan ve venöz yetmezlik/varis hastalıklarında altın standart olarak kabul edilen renkli Doppler ultrasonografi yapılır. Bu yöntemde, ses dalgaları aracılığıyla toplardamarların yapısı, içlerinde pıhtılaşma olup olmadığı ile akım hızları ve yönleri tayin edilir. Herhangi bir tehlikesi veya can yakıcılığı bulunmamaktadır. Bazı özellikli durumlarda venografi denilen, damar içine ilaç verilerek damarların radyolojik olarak görüntülenmesini sağlayan yöntem de kullanılabilir.

6. Varislerde tedavi için en uygun zaman nedir?

Genellikle şikayetler sıcakla birlikte arttığı için başvurular yaz aylarında artış gösterse de; varislere yönelik işlemlerden sonra güneş ışığından kaçınmak, yara iyileşmesinin daha iyi olmasını sağlamaktadır. Çoğu müdahaleden sonra varis çorabı kullanılması gerektiğinden, bu rahatsızlıkların girişimsel tedavisi için en uygun zamanlar sonbahar ve kış aylarıdır.

7. Varis hastalıklarında güncel tedavi seçenekleri nelerdir?

Hastalığın hangi damarlarda görüldüğüne (yüzeyel/derin/kılcal), hangi derecede (reflü/kaçak miktarına) bulunduğuna ve hastanın ön plandaki şikayetlerine (ağrı, şişme, görünüm) göre tedavi planı belirlenir. Variste tedavi seçenekleri şunlardır:

İlaç tedavisi:

Özellikle derin venöz yetmezlikte tedavinin temeli ilaç tedavisi ve varis çorabının düzenli kullanımıdır. Düşük dereceli yüzeyel varislerde de başlangıçta ilaç tedavisi uygulanabilir.

Cerrahi tedavi:

Yüzeyel venöz yetmezlikli olgularda, yüksek dereceli kaçak ve venöz damarlarda ileri düzeyde genişleme mevcutsa cerrahi tedavi gerekebilir. Genel veya spinal/epidural anestezi gerektirir.

Lazer veya Radyofrekans:

İleri dereceli yüzeyel varislerde damar içine ultrason eşliğinde girilen bir kateter ile lazer veya radyofrekans enerjisi uygulanarak damarın içerden yakılması işlemidir. Bu şekilde damar büzüşür ve tamamen kapanır. Lazer veya radyofrekans enerjisi yüzeyel kılcal varisler için de kullanılabilir. 1 mm’den küçük çaptaki yüzeyel, kılcal damarlar için ideal tedavi yöntemidir. Kılcal varisler üzerine uygulama sonrası kılcal damarlar tamamen silinirler. Beraberinde veya öncesinde skleroterapi işlemi gerekebilir.

Skleroterapi:

İlaç veya köpük tedavisi olarak da bilinir. Çapı 1-4 mm arası olan yüzeyel damarlar için en uygun tedavi yöntemidir. Bu büyüklükteki damarların içine ilaç veya köpük verilerek o damar iç duvar yapısı bozulur ve damarın büzüşerek kapanması sağlanır.

8. Varis hastalıklarından korunma yöntemleri nelerdir?

• KİLONUZU DENGEDE TUTUN: Sık kilo alıp vermeden kaçınmak,
• FAZLA KİLOLARINIZI VERİN: Kilo fazlalığı mevcutsa ideal kiloya gelmek,
• TÜTTÜRMEKTEN VAZGEÇİN: Sigara kullanmamak, kullanılıyorsa bırakmak,
• FAZLA AYAKTA DURMAYIN: Çok ayakta durmaktan kaçınmak,
• YÜKSEK ÖKÇEYİ UNUTUN: Dar kıyafetler ve yüksek topuklu ayakkabı kullanmamak,
• YÜRÜYÜN, YÜZÜN: Düzenli olarak spor yapın. Haftada 3-4 gün 30-45 dakikalık, tempolu yürüyüşler, yüzme, koşu, pilates tercih edilmeli, ağırlık kaldırmak gibi zorlamalı sporlardan uzak durulmalı.
• BACAĞA SOĞUK DUŞ YAPTIRIN: Akşamüstleri bacaklara soğuk duş uygulamak
• BACAKLARI YÜKSEKTE TUTUN: Akşamları 15 dakika süreyle bacakları yüksekte tutmak, hem mevcut ağrıların azalmasını sağlar, hem de venöz dolgunluğun gerilemesi ile rahatsızlığın ilerlemesini yavaşlatabilir.
• VARİS ÇORABINDAN ŞAŞMAYIN: Venöz yetmezliğin seviyesine ve derecesine uygun olarak hekim tarafından önerilen varis çorabı kullanmak da şikayetlerin gerilemesinde ve varislerin ilerlemesinin engellemesinde vazgeçilmezdir.

9. Varis hastalıklarında aile hikayesinin önemi var mıdır?

Ailesinde varis olanlarda bu hastalığın görülmesi oldukça sıktır. Özellikle annelerinde varis olan kadınlarda görülme ihtimali yüksektir.

10. Varis hastalıklarının komplikasyonları nelerdir?

Damarlardaki genişleme ve kıvrımlaşmaya bağlı olarak kan akımının yavaşlaması damar içinde kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırır. Bu durum yüzeyel toplardamarlarda oluşursa tromboflebit, derin toplar damarlarda oluşursa derin ven trombozu olarak adlandırılır. Çok ağrılı olan bu durumlarda pıhtının koparak akciğerlere gitmesi haline ise hayati tehlike oluşturan pulmoner emboli adı verilir.

Uzun süre devam eden ve tedavi uygulanmayan varis hastalarında venöz basınç artışına bağlı cilt kan dolaşımının bozulması sonucu özellikle ayak bileklerinin etrafında şişmeler, kaşıntılar ve ciltte renk koyulaşmaları ve kalınlaşmaları görülür, son aşamada ise bu bölgelerde venöz ülser adı verilen yaralar açılmaya başlar. Bu yaralar açıldıktan sonra tedavisi çok uzun ve zorlu bir süreç gerektirir.